
Çağdaş edebiyatımızın bilinen ismi Latife Tekin imzasıyla Zamansız, 2022’de Can Yayınları’ndan çıktı.
Zamansız’ın karakterleri, karakterlerin arasındaki ilişki örüntüleri aşk üzerinden veriliyor. Gelincik ve Yılan balığı aşkı; Hikâyemizin Adı, Kıvrılarak Işıyıp Sönen Parıltı başlığıyla verilirken bu başlık Gelincik ve Yılanbalığı ilişkisinin âdeta özeti gibidir. Yılanbalığı belirli mesafeye kadar karaya çıkabilen bir su canlısıyken, Gelincik de yüzebilen bir kara canlısıdır. Âşıkların kavuşma anları bu zamanlardır. Bu göl yalnızca bizim aşkımıza ait dedikleri anda gölde bir çanta bulurlar. Bu çantayla birlikte Beyaz Elbiseli Kadın ve Benini’nin aşkına tanıklık ederiz. Hikâyeler birbiri içerisine geçer öyle ki göle savrularak yılan balığına ve gelinciğe dönüşen bir kadınla erkeğin hikâyesini okumaya başlarız. Tekin, aşkı anlatırken bir çocuğun kelime dağarcığını kullanır. “Çünkü aşk doğarken çocukluğa döneriz; eski albümlere bakmaya gideriz çocukluk evimize sevgilim” Bu yüzden aşkın ilk zamanlarında cinselliğin arzulanan bir şey olmadığı vurgulanır. “Neden inanmıyorsun sevişmek değil arzuladığım şey dokunmak istiyorum sana bilemiyorum ki belki de geçmiş bir zamanda senin kollarında öldüm ben.” Sevişme türler arası geçişle okuyucuya verilir. Gelincik severken kanatır, Yılanbalığı ise çarpar. Benini ve Beyaz elbiseli kadının sevişmesi de buna benzerdir.
Gelincik’in çantada bulduğu mektupları okuma ısrarına katlanamayan Yılanbalığı ortadan kaybolur. Sevgilinin gitmesiyle Gelincik için yas günleri başlar, yas günlerinde mektupları okur. Mektuplarda Benini’nin çekeceği filme odaklanmasıyla kadından uzaklaşması, kadının bu durumdan duyduğu üzüntü dile getirilir. “ Çok çok oyaladım seni canım, benim aşk hezeyanlarım olmasa senaryoyu yarılamıştık belki de her şeyi bir yana bırakıp çekeceğin filmi konuşacağımız zamanlar yaratabilsek keşke, dostluğumuzun geleceği filmin olsun, bunun için geç kalmadığımızı söyle bana, sadece bunu söyle. Ayrılığın adının koyulduğu Suyu Bomboş Sızlayan Göl başlığıyla tekrar Gelincik ve Yılanbalığının aşkına döneriz. Gelincik’in Yılanbalığının yokluğunda tilkiyle yaşadığı ilişki aile ilişkisi katmanına taşınır. Ailenin geçmişi, ailenin sebep olduğu travmalar, anne-baba ilişkisi üzerinden verilir. Ve aile ilişkilerinde eksik kalan neyse aşkta o eksiklik tamamlanmak istenir.
Yazar, romanını bütün zamanlarda okunabileceğini okuruna ileterek bitirir. “(…) bir imgeye dönüştüğü için asla sıradanlaşmayacak.” Ve bitmeyecek.
Tekin, çağdaş edebiyatımızda üst kurmaca olarak nitelendirilen bu romanında yoğun mecaz ve imgelem kullanır hatta şairin şiirindeki imgelemeyi romana taşır. Şiirde olduğu gibi az sözle birçok şeyi ifade eder. Doğadaki şiirselliği yansıma ve tekrarlayan sözcüklerle“suya bakma gece çökerken” “suya bakma güneş parlarken” “cırr, huvişşt vs.” sağlar. Son zamanlarda Çağdaş edebiyatta felsefede kullanılan yapı sökümü tekniği kullanılmaya başlanmıştır. Yapı sökümü tekniği bir metin için dili söküp yeniden bir dil yaratmaktır. Latife Tekin bunu başarmakla birlikte bu tekniği kullandığını okura iletir. “Bu sabah yeni bir sayfa açmıştım kendime, taptaze başka bir metin için yeni bir sayfa, metnin başlığı kendiliğinden böyle doğdu, zihnimde sırrını çözemediğim bir imge titreşiyor son üç dört gündür, düzyazı-şiir havasında bir şeyin imgesine benziyor, dile gelsin diye yakınına sokulup bakmaya çalışıyorum ben de, daha iyi görebilmek için yapabildiğimce büyüteceğim bu imgeyi. Şimdilik açtığım sayfa boş, bir mektup daha yazıp bu boş sayfayı sana göndermeye karar verdim, heyecanlanıp eline kalemi alırsın belki bilinemez yakınlığımızın dili kurulur.”
Latife Tekin, Zamansız romanını pandemi döneminde, ölümün penceresinden yaşama, doğaya, aşka, insan ilişkilerine bakarak yazmıştır. Pandeminin neredeyse sona erdiği bugünlerde inadına yaşamak, inadına âşık olmak için okuyun!
Ayşegül Atılgan
