
2021 yılının Eylül ayında Vacilando etiketiyle raflarda yerini aldı “Belki de Gerçekten Mümkündür Dönmek”.
Dikkat çekici lirik bir başlık, başarılı bir kapak ile başlıyoruz. Elinde valizi olan bir adam, gidiyor mu dönmüş mü bilinmez ama tam da kitabın içeriğine uygun olmuş. Kapak tasarımı Umut Durmuşoğlu’na ait.
Vacilando Kitap’tan çıkan bütün kitaplar Vacilando’nun adıyla müsemma “Yolculuğa hazır mısınız?” diye başlıyor. Özellikle Mustafa’nın bu kitabı adıyla kapağıyla içeriğiyle yayınevine simge niteliğinde olmuş.
Kitap Gülten Akın alıntısı ile başlayıp Yusuf Atılgan alıntısı ile sona eriyor.
11 öyküden oluşuyor “Belki de Gerçekten Mümkündür Dönmek”. Pek yaygın olmayan “sen anlatıcı” ile başlaması benim gibi bu anlatıma pek yakın olmayanlar için biraz afallatıcı bir durum olabilir. Lakin okudukça öykülerdeki dilin sadelikle akıp gitmesi, sizi gitmek istediğiniz yere götürüyor ve soruyor dönmek mümkün müdür?
Sen Ben ve Tanrı anlatıcı tüm kitaba yayılmış durumda. Anlatıcı zenginliği göz kamaştırıyor.
Konular gitmek, dönmek, çocukluk, olgunluk, yalnızlık, geçmiş ve gelecek ekseninde ilerken günümüz toplumsal konuları da yerini alıyor satır aralarında.
Bazen ne gidebiliyor insan ne kalabiliyor olduğu yerde, hiçbir şeyin kendiliğinden olacağı yoktur adım atmadıkça, öylece boşluğa gözü dalar insanın ama o misafir de hiç gelmez olur. Geçmişin hüznünden kaçmak için çocukluğunun sokaklarına giden karakterler, eskiye yeni kendilerini götürdüğü için yabancılıkla bocalarlar tanıdık yerlerde. Size de olmaz mı çocukluğumuzda devasa gelen yapıların küçüklüğü ya da normalliği karşısında şaşırır heyecanlanır mutlu oluruz. İşte o sokaklara davet ediyor yazar okuyucuyu.
Mustafa’nın bazı öyküleri var ki gözpınarında düşmeyi bekleyen gözyaşı gibi. Yazar yazıp rahatlamış elemini kederini bize bırakmış, ne ala. İroni de yok değil öykülerde. Arayıp bulmak da size kalsın.
Peki sizce dönmek mümkün müdür? Ya da gitmek mi zordur kalmak mı?
İnsan kendinden ne kadar uzağa gidebilir ya da eski kendine ne kadar yaklaşabilir?
Okudukça bu sorular çoğalıp gidiyor. Cevapsız sorulara soru kattığımız bir gün daha.
Bütün öykülere değinmektense birkaçı için not bırakacağım.
Belediye Otobüsü’nü okurken tavsiyem Bülent Ortaçgil’den “Olamaz mı Olabilir?”. Belki karakterler de bunu dinlemiştir, ne malum 😊
Ölenle Ölünmüyor öyküsü kurgusu, konusu ve anlatımı bakımından akıcı ve merak uyandırıcı. Sahi yaşlanınca nasıl olacak bu işler ? demeden edemiyor insan.
“Aslında hepsinin hüznü kendi sonuna.”
Deli Kadir açık ara en sevdiğim öykü oldu.
“Ayan görünendir yavrum. … Ama hakikat her daim ayan değildir. Demem o ki her gördüğün, göründüğü gibi değildir.”
Öykü size ayan olmuş olabilir, hakikat için okumanızı öneririm.
“Bir de pinhan vardır. Görünenin altında olan, yalnızca görmek isteyenin gördüğü.”
Bazı öyküler şiir tadında bazısı ağıt.
Gezi Parkı’na selam var bir öyküde.
“Güzel bir masalın içinde tedirgin edici kötü karakterler gibiydik, her köşe başında.”
Kitap için alıntım:
Yaşarken başımızdan hiçbir şey geçmez. Dekorlar değişir, kişiler girer çıkar yalnız. Başlangıçlar da yoktur; günler anlamsız bir biçimde birbirine eklenir durur; sonu gelmez, tekdüze bir ekleniştir bu. Başlangıç olmadığı gibi, son da yoktur. Bir kadın, bir dost, bir kent, bir kerede terk edilemez. Hepsi birbirine benzer zaten.
Jean Paul Sartre
Mustafa Okumuş’un ilk kitabı değil bu. Gelin biraz da sevgili Mustafa Okumuş’u tanıyalım.

1987’de doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yılları Zonguldak’ta geçti. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi’ni bitirdi. Çeşitli basılı ve dijital mecrada öykü ve incelemeleri ile yer aldıktan sonra ilk kitabı Kâtibin Kitabı okurlarla Mart 2019’da buluştu. Ardından Belki de Gerçekten Mümkündür Dönmek (öykü), Umuda Koşan Çocuklar (çocuk edebiyatı), Beyaz Serçe (çocuk edebiyatı) ve Masal Gibi (çocuk edebiyatı) geldi. Öğretmen de olan yazar, Vacilando Kitap’ta editör ve Genel Yayın Yönetmeni olarak da görev yapmaktadır.
2020 yılının Aralık ayında uzun süredir aklını meşgul eden fikri hayata geçiriyor, Vacilando Kitap’ı kurup yayınevinin ilk kitabını okurları ile buluşturuyor.

Neden Vacilando’nun cevabını yayınevinin sitesinde şu şekilde yer alıyor:
Vacilando, Güney Amerika İspanyolca’sında “Yolculuğun kendisi varılacak yerden daha önemlidir.” demek. Esasen bu kelime daha çok kişiler için bir sıfat olarak kullanılıyor. Varacağı yerden çok yolculuk fikrinden, yoldan hoşlanan kişilere vacilando diyorlar. Hayale yürümek, hayallerle yürümek bizi asıl mutlu eden. Bu yüzden biz kendimize bu sıfatı çok yakıştırıyoruz. Bu nedenle “Vacilando Kitap” diyoruz. Vacilando Kitap olarak edebiyat yolculuğunu zamandan ve mekandan öte sürdürmeyi amaçlıyoruz. Sonuçtan ziyade bu yolda alacağımız keyfe yürüyoruz. Biz yola çıkıyoruz, sevgili okur. Peki sen… Yolculuğa hazır mısın?
