Tülay Gül, akademisyen ve 33 yaşında 🙂

NE okur?

Genelde mesleğimle alakalı akademik kitaplar okuyorum. Ama en çok keyif aldığım okumalarımı Zorba Kitabevi ve Kafe’nin pandemi öncesinde başlattığı ve 2 yılı aşkın süredir devam eden okuma atölyesinde gerçekleştirdim. “Çağdaşımız yazarları tanımalıyız” fikriyle ortaya çıkan atölye sayesinde yeni yazarlar okudum.

NEREDE okur?

Evdeysem masa başında ama metroda, tramvayda, okulda her yerde okumaya çalışıyorum.

NE ZAMAN okur?

Boşluk oluşturabildiğim zamanlarda ama daha çok geceleri.

NEDEN edebiyat?

Bu soruya çok derinlikli, düşünsel cevaplar vermek isterdim ama benim cevabım aslında bir çocukluk anımdan geliyor. Tam olarak yaşımı hatırlayamıyorum ama ortaokula gittiğim dönemlerde bir kitap okumuştum. O dönemlerde sevmeye bakış açımda farklıydı tabii… Kitap bana günlük hayatta karşıma çıksa kaçacağım, korkacağım bir adamı sevdirmişti. Hatta uzun süre en sevdiğim kitap karakteri de o oldu. O zaman edebiyatın ne kadar farklı ve güçlü olduğunu düşünmüştüm. Bu yüzden edebiyat galiba…

NASIL başladı NASIL gidiyor?

Çocukken başladı, hatta o dönemler daha keyifliydi. Üniversite bittikten sonra bir süre ara verildi edebiyata, birtakım çabalar araya girdi ama şu an için okumaya devam.

KİMİ tavsiye eder?

Tevfik Çavdar hayatını kaybettiğinde bir gazete eşi ile yapılan bir röportaj yayınlamışlardı. Şöyle diyordu eşi hatırladığım kadarıyla “Tevfik eline bir kitap, bir metin geçirirse o an oturur onu okur ve kalkardı. Bitirmeden kalkmazdı.” Bence okumak önemli, elime geçirdiğimiz her şeyi okumak gerekiyor sonrasında kendi sağduyu süzgecimizden geçirir “doğru olana” ulaşırız zaten. 

Bonus Soru 💫

En son ne/ler okudunuz?

Güzel bir tesadüf, en son Polat Özlüoğlu’nun Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar’ı bitirdim.

Şuan Luigi Pirandello’nun Biri Hiçbiri Binlercesi kitabını okuyorum.